En büyük ve en iyi iki arkadaşımız buradaydı !!!
Merhaba
Merak ettiniz değil mi kim bunlar diye? Anneanne ile Paşadede tabii ki:))
Neden mi en büyükler, ee, anneanne ve dede diyorum ya.. En iyiler bu tartışmasız, çünkü onlar kadar ne desek ne istesek yapan bir başka arkadaşınız olabilir mi? Mesela, uyumadan önce bir el OKEY oynayalım ama ben kazanacağım deseniz kim oynar ki sizinle anneanne ve paşadedenizden başka. Biraz da Allah yardım eder ve gerçekten Arda kazanırda sakince uykuya geçilir.
Şaka bir yana annem ve babamın bizde kaldıkları 1 ay boyunca biz çok eğlendik. Arda çok mutlu oldu. Özellikle de iki haftalık sömestre tatiline de denk gelince bol bol zamanları oldu beraber olmaya.
Havaların izin verdiği ölçüde havuzdan, denizden yararlanmaya çalıştılar. Bahçe ve oyun alanı, bisiklete binme zaten genel eğlenme metodlarıydı. Bir de tabii favori mekanımız Chili’s e yapılan yemek turlarımız, sonra dondurma derken ağzımız hiç durmadı.
Bizimkilerin bu ilk gelişi değil, annem 4. babam 3. kez geliyordu. Bu aslında hem kolay hem zor ziyaretçi sınıfına sokuyor. Kolay çünkü tanıtmamız gerekmiyor. Zor çünkü hep daha önce gidip gördükleri yerleri arıyorlar. Ee Dubai burası ortalık inşaat tozundan geçilmiyor. Biz ilk taşındığımızda burası bir şantiye demişti konsolos bey, şu anda tam anlamıyla çıldırmış durumda. Daha önce çölün ortasında kalan bizim evin etrafı bile yakında çöl kumu bulamayacak. Metro inşaatı ile de şehrin altını üstüne getiririyorlar. Tevekkili değil dünyadaki gökdelen tarzı yapıların inşaatında kullanılan vinçlerin %16 si şu küçücük şehirdeymiş.
Neyse işte ne diyordum… Ha annemle babam.. Evet herkes halinden memnundu. Babama evde kesintisiz internet hizmeti sağladık, benim eski laptop onun hizmetine bırakınca hiç ayrılamadı başından. Arada bize ilgi göstersin diye elektrikler kesilmiş gibi yapmam gerekti:)) Küçükken az mı sadece televizyonun elektriği giderdi di mi?
Anneme de alışveriş yapabilsin diye yardımcı olduk tabii. Hatta bir keresinde Anu’yu taktım yanına, beraber Hint mahallesine kumaş almaya yolladım. Aldıklarını taşıyamamışlar diye kabin boy çanta almışlar!
Sonra babam kendine bir misyon edindi, Carefour’ da satılan bütün meyve sularını tatma işi. Ama öyle normal bildiğiniz şeftali suyunu değil. Turkiye’de tropikal bitki diye bilinen ananas, guava, lychee ve daha bilemediğim bilimum meyvenin suyunu denediler. En son, ee deve sütü de içseydiniz ya keşke dedim ve hemen alıp onuda denediler:))
Sosyalleşmemizi de ihmal etmedik tabii. Bizim buradaki arkadaşlarımızla tanışma, kaynaşma fırsatları da oldu. Hatta Çiğ börek yapalım, yiyelim günümüze de katıldılar. Annecim hemen Kamuran ve Didem’e yardım ediyorum diye araya kaynadı ve de bizde afiyetle yedik:))
Ispanyol yemekleri, pizzacılar, Ortadoğulu kebapçılar, Amerikan burgerleri derken ne zaman içli köfteleri yediniz diyebilirsiniz ama biz yemeğe hep zaman buluruz malum:)) Haa bu arada Basri’ye bir rakip çıktı, Arda tam bir içli köfte canavarı oldu. Babası ile yarışıyor, şimdilik üç büyük köfte yiyebiliyor ki galiba Funda’nin limitlerini zorlayacak gibi.
İşte böyle ..
Yine kısıtlı zaman, sayılı gün, gelecekler, geliyorlar, geldiler derken bitti yine dönüp gittiler…Şimdi biz yaylaya gideceğimiz günü sayıklıyoruz..
Hayırlısı ..
Sevgiler…
Henüz yorum yapılmamış.
-
Arşivler
- Ağustos 2025 (2)
- Haziran 2025 (1)
- Mayıs 2025 (2)
- Nisan 2025 (1)
- Haziran 2024 (1)
- Şubat 2024 (1)
- Mayıs 2023 (1)
- Mart 2023 (1)
- Ocak 2023 (1)
- Kasım 2022 (1)
- Ekim 2022 (1)
- Eylül 2022 (2)
-
Kategoriler
- #biryazihareketi
- #relocation
- #tasinma
- amsterdam
- Aralik 2009
- Arda's travel
- bizden haberler…
- bu kitabi okurken neler hissettim/dusundum
- Entertainment
- GEZGIN DOGANS
- gezgindoganlar family trip rocks
- Hobbies
- Hollanda
- Kasim 2009
- kissadan hisse- derlemeler
- roadtrip2019summer
- seyahat
- Taşınma
- Turkiye seyahatleri
- Uncategorized
- zeynep'ce
-
RSS
Entries RSS
Comments RSS

Yorum bırakın