Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Siz Cocuklar sadece canavardan korkar saniyorsaniz cook yaniliyorsunuz

Aslında onlar en çok başaramamaktan korkuyorlar. Hani öyle büyük işler başarmaktan değil ha tamamen  küçük günlük hedeflerden bahsediyorum. Bu korkuların onlarda yarattığı hırçınlıkları aslında hepimiz yaşıyoruz ama hiç nedenini anlamaya çalışmıyoruz. Son bir aydır Arda ile yaşadıklarımızı bu gözlükle inceledim ve de bakın ne korkuları varmış benim minik köftemin.

Çok güzel oynamışlardı ve artık gitme zamanı geldiğinde evsahibi konumundaki çocuk ondan dağılan oyuncakları toplamasını istedi ve de kıyamet koptu  Sanki biraz önce gayet eğlenen o değilmiş gibi bir daha o eve gitmeyeceğini beyan edecek kadar olaya sinirlenmişti. Anne baba olarak olayı tam anlamasak da kendi çapımızda odayı toplayıp evden ayrıldık. Yolda neden bu kadar sinirlendiğini anlatmasını istedim, kısa sürede olayın * toplanılacak oyuncakları nereye koyacağını bilmediği*  yani aslında yanlış yapmaktan korktuğu için çıktığını anladık. Hemen geri dönüp evsahibi konumundaki arkadaşımıza neler hissettığimizi anlattık ve birbirlerini anlamanın verdiği mutlulukla sarıldılar. Bir sonraki buluşma planları bile yapıldı ayaküstü…:))

Hemen her akşam yemek konusunda tartışma yaşanıyordu evimizde. Masaya daha oturulmadan menüden şikayete başlanıyordu. Hep bir pazarlık hali… Sonra bir yerde bu küçük afacanların neden bu yemek olayına agressif yaklaştıklarına dair bir yazı okudum, hem de bir makarna üreticisinin web sayfasında. Diyor ki, çocuğunuz yemeğin kendisini değil, porsiyonun büyüklüğünü kabul etmek istemiyor olabilir. Ve de ekliyor, biz erişkinlerin yiyebildiği miktarı yemek üzere başlayıp bitirememekten korktuğu için ama bunu akıl edip de derdini anlatamadığı için olayı tümden redediyor olabilirmiş. Akşam yemeğinde denedim ve özellikle de O’nun için küçük tabakta yemeğini sunduğumuzu bile üzerine basa basa dile getirdim.

Sonuç ne mi oldu? Gerçektende çok başarılı bir denemeydi, hala aynı yönteme devam ediyoruz ve de artık sorun çıkmıyor.  Aynı yazıda çocuğunuza bir kez daha yemekten isteyebilmesi için ona fırsat tanıyın da deniliyor gerçi biz henüz ilk ve tek tabağı yiyoruz ama sorunsuz.:))Geçen gün bizim kendi çocukluk oyunlarımızın hiçbirisini bilmediğini farkettik ve de hemen bir oyun *Yakan Top* öğretmeye kalkıştık. Oyunun yarısında kendi kurallarını koymaya kalkıştı ki bunu bekliyorduk, biz izin vermeyince de oyun alanını terk etti. Bekliyorduk dedim ama nasıl yaklaşacağımızdan emin değildik sonra konuşmaya başladık. Topu atacağı sırada babasının topu tutmak üzere yaptığı hoplama zıplama hareketlerini sevmediğini, top atılana kadar put gibi durması gerektiğini ve de babası bunu yapmadığı içinde oynamaktan vazgeçtiğni söylediğinde işimiz kolaylaşmıştı. Bu sefer de topu kaptırmaktan ve de başarısız olmaktan korkuyordu. Oyunun asıl eğlencesinin topun kapılması ile ilgili olmadığını, asıl şamatanın babasını topun ters yönüne yatırması olduğunu anlattık, nasıl karşılık verebileceğini anlatmamız oyuna dönmesine yetti.:))

Ne yazık ki biz büyükler kendi büyük hayatımızda bu yavrucukların endişelerini görmeden yaşıyoruz ve de ısrarla canavar diye bir şey yok diyoruz ama aslında ne kadar küçük şeylere takıldığını ve de kendini mutsuz ettiğini görmek insanı şaşırtıyor. Düşünüyorum hiç farketmediğimiz daha neler var acaba ona canavardan daha büyük bir korku veren…

Kasım 11, 2007 - Yazan: | zeynep'ce

2 Yorum »

  1. harika bir yazı! hiç bu acıdan bakmamıstım vallahi:)

    ozlem adlı kullanıcının avatarı Yorum tarafından ozlem | Eylül 13, 2013 | Cevapla

  2. =)yazıyı okuyunca insan icin kucuk annelik adına buyuk bir adım attıgını gordum . olaya boyle bir bakıs acısıyla bakabilmeyi kesfetmen senin ne kadar süppppeer =) bir anne oldugunu gosteriyor sanırım.opuldun

    Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı Yorum tarafından dila | Kasım 26, 2007 | Cevapla


Yorum bırakın