Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Sabah sabah

Sabah güneşi bir manzarayı bu kadar mı değiştirebilir?
Haftada iki gün, Çarşamba ve Perşembe günleri trenle Londra’ya gidiyorum. Yıl boyu süren bu yolculuklarda havanın şartlarına göre gördüğüm manzara değişiyor. Ama yanlış anlaşılmasın değişen manzaranın ana elemanları olan evler ağaçlar ve yollar değil tabii. Güneşli ve ya gri ve hatta yağmurlu olması arasında ne kadar fark oluyor aynı evin aynı ağacın bana verdigi hislerde onu anlatmak istiyorum.
Yağmurda üzgün üzgün akan nehir güneşli havada sakince evlerin arasından süzülüyor gibi geliyor. Nehir kenarındaki ördekler ve kazlar bile aynı yıllardır ama güneşli bir sabahta sanki onlar bile farklı davranıyor.
Hani deriz tablo gibi bir manzara diye ve de Hakkı Devrim çok kızar yazılarında (Radikal’de yazardı) asıl tablo manzara gibi diye! Bu ülkeye geldiğimden beri tabloyu bıraktım manzarayla yasamaya başladım diyebilirim. İnsanlar ne yaşıyor ne görüyorsa onu yazıyor, çiziyor ve de sonuçta sanatçı oluyor. Hatırlarım okulda resim derslerinde kar yağdığı zaman kar resmi yapmamız istenirdi. Beyaz bir kağıda divit kalem ile bir çok çatı ve ev resmi yapardık çünkü pencereden gördüğümüz kar altında bir şehir idi. Nehir ve kar altında nehirde yüzen kuğular falan görmedik ki Kuğu Gölü balesi ilhamı gelsin.
iste böyle doğa ile iç içe yasarsanız evinize manzara tablosu asmanız gerekmez. Pencereyi acmak, bahçeye çıkmak ve ya hadi en basitinden yol kenarında yürümek de yeter.

20120614-075415.jpg

20120614-075508.jpg

20120614-075611.jpg

20120614-075627.jpg

Haziran 14, 2012 - Yazan: | zeynep'ce | ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın