Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Önce su vardı

Dün Ezgiciğimin sen Buket Uzuner seversin diye getirdiği Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları SU adlı kitabı bitmesin diye diye bitirdim. Kitap hakkında ki düşüncelerimi dün yazacaktım ama gökten düşen 3 elmadan payıma düşeni yani okuyucu için olanı yemekle meşguldüm. Nasıl da lezzetliydi anlatamam.
Kitabı okurken once Kadıköy Moda taraflarında benim de gezmişliğim olduğunu farkettim çünkü bahsedilen yerlerde yürüyormuşum gibi geldi kitap boyunca. Tabii bunda Ezgi ile en son yaptığımız  Kadıköy ziyaretinin etkisi de çok.
Bahsedilen konu ise hiç değişmeyen atalarımızın dediği gibi ne uzayıp ne kısalan kuyruk misali kadın (erkek) cinayetleri ve töreler üzerine olsa da aslında günlük hayatımızda gelenek görenekler adı altında kullandığımız birçok deyiş, söz ve tavrın nereden neden olduğunu bilmediğimizi de söylüyor.
Tahmin ettiginiz gibi bu kitap en az üçleme olabilir Su,Toprak ve Hava ve hatta Ateş de olur herhalde.
Kitap boyunca hem güzel arkadasım Ferah’ı ne çok özlediğimi hatırladım hem de aslında onu hiç bilemediğimi de farkettim. Sonra Su hakkındaki bölümlerde aslında neler neler varmıştı hayatımızda ama boşlamışız, önemsemediğimiz için  de unutuvermişiz diye hayıflandım. En çok aklıma takılanı hani yolculuğa çıkan kişinin arkasından su gibi yol alsın, engellere takılmasın dileğiyle döktüğümüz su adetimiz oldu. Bu seyahat olayını o kadar basite almışız ki değil arkasından bir su dökmek doğru dürüst güle güle  git bile demez olmuşuz, farkında mısınız?

Temmuz 12, 2012 - Yazan: | bu kitabi okurken neler hissettim/dusundum, zeynep'ce | ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın