Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Ermiş ne demiş!

Ermiş, Sorfcu ve Patron adlı kitabı okudum gecenlerde. Bir kitap bu kadar mi amma da yapmış diyerek ama alti cizilerek okunurmuş inanamazsınız. Beni etkileyen taraflarından bahsedeceğim öncelikle.

Ermiş diyor ki:’ hayatimizda hoşlanmadiğimiz seyler aslında benim en iyi dostlarım, en büyük öğretmenlerim cunku kaderime, ideal hayatıma ulaşmamda bana yardımcı oluyorlar ‘ ve hatta ben öğrendikten sonra onlar benim icin iyi birer dost olucaklarmis. Hayatımın çeşitli dönemlerinde bu olaylardan ve tiplerden oldu ve de ben bu da boyleymis, bunu da boyle kabul edelim deyince rahatladım evet, ama bu herkes ve her türlü iliskide olucak diye birsey yok ki! Yani belki de ben o kisinin ogretmeniyim, ihtiyac duydugum sey icin onu zorlamam gerekiyor!!!
İste boyle not almişim yani altını cizmek yetmemiş bı de kendi yorumumu not almişim.
Bu kitabı okuduğum donemde beni rahatsız eden bir olay vardi, kitabı okurken çözüldü ve simdi sakın kafayla kabul ediyorum ki herseyde bir hayır vardır. Ne diyor şarkı: “if it doesn’t kill you it makes you stronger” yani oldurmeyen illet senin bünyeni ve seni güçlendirir!
İnsanlara neyi ne kadar vereceğini bilmenin, bilmiyorsan ogrenmenin yaşı yok.
Degisime karsı gösterilen direnç aslında bir çeşit hayal icinde yaşadığını farkedip degisme ihtiyacini kabul edememekten kaynaklanırmış. Örnekleyeceksek biz mutlu mesut yaşıyorduk, çalışıyorduk nerden çıktı bu yeni kural, müdür, organizasyon degisimi vs. tepkisinin kaynağında bu varmis.
Benim durumumda ise yahu hersey cok guzel idi ne oldu da bozuldu diye debelenirken bir de farkettim ki olay öğle değilmiş! Ne zaman ki farkettim aslında iliskide değişen tek sey bendim ve de bu degisimin kontrolü de bendeydi iste o zaman rahatladım.

Bunu farketmemdeki onemli bir etken de su yazdığı olsa gerek: “ne olduguna dair hiçbir fikrin yoksa başka bir ınsanda gördüğüm iyi ve ya kötüyü tanımamam !!!” Eh ben de bu karakteri çözemediysem demek ki benim bildigim türden degil! Ben bunu kotu olarak algilayip beni uzdugunu goruyorsam,iyi olarak kabul etmiyorsam çizgimi değiştirmemi ve ogrenmemi gerektiren bir davranış bicimi de olmadığına göre teşhis konur, gereken aşı vücuda yapılmıştır artık!
Sonuc insan bilmediğinden korkar ve çekinir, karşısında kendini güçsüz hisseder. Bu ister yeni bir yemek olsun, ya da hic çıkılmamış bir yolculuk ve hatta yepyeni bir his olsun önce öğrenmek ve bilmek ve bir fikrin oluşması gerek. Bunu da ustunde dusunmek, zaman ayirmakla yapabiliyoruz. Yani tedavinin %90’i teşhis ve dogru teşhisten sonrası tedavi ki zaman herseyin en iyi ilacı!

20121003-073501.jpg

Ekim 3, 2012 - Yazan: | zeynep'ce |

1 Yorum »

  1. ben bu yazı icin tesekkür ederim sana.. yazının kenarına not aldım kendime..

    dila adlı kullanıcının avatarı Yorum tarafından dila | Ekim 4, 2012 | Cevapla


Yorum bırakın