Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Hadi kutlayalım

Geçtiğimiz yıllarda bir arkadaşla doğumgünü kutlaması neden önemlidir yoksa gereksiz bir para tuzağı mıdır diye bir tartışmaya girmistik. Tartışma tabii sanal ortamdaydı çünkü O Almanya’da ben İngiltere’deydim hatta kullandığımız yahoo grup ortamı da Türkiye’de idi.
O o günlerdeki terör olaylarınında etkisi ıle kutlanmaması gerektiğinde ısrar etmiş ben ise ona aşağıya kopyaladağım email ile cevap vermiştim. Birbiri ardına kutlamaya başladığımız 2013’deki doğumgünleri vesilesi ile sizinle de paylaşmak istedim bilmem bana katılır mısınız?

‘Ben yaşadığım hergüne sarılmak istiyorum, oğlumun gözlerindeki ışık sönmesin istiyorum ve ona hayatında kutlanmaya değecek şeyler olduğunu göstermem gerek yoksa günlük telaş arasında yılların geçtiğini nasıl anlayacağım.Her yeni yaşımla en büyük hediyem çevremdeki sevdiklerim ve sağlığımdır diye düşünüyorum ama onlar da elimde ne kadar bilemiyorum..

88 yasinda (şu anda 93 yaşında) bir bayan arkadaşımız var burada, arkadaş diyorum dikkat ediniz Elderly Friend olarak geçiyor, 40 yıldır yasadigi evinde tek basina, araba kullaniyor hala(1 yıl önce bıraktı direksiyonu!),torun çocuğunun Christening töreninden bahsederken gözleri parlıyor, iki haftada bir yaptığımız ziyaret için süsleniyor, Ctesileri sacini yaptiriyor,bizim icin hazırlanıyor nasıl da şık oluyor. Bu kadın savaşı yaşamış , kocasını oğlunu kaybetmiş ve tek kızı ile sık görüşemiyor ama demiyor ki ben yaşlandım artık oturayım,geçen gün kendine harika bir yüzük aldı…Tanışmadan önce bize aracı olan charity bu yaşta Demans olabilecegini soylemisti, ben unutuyorum o unutmuyor neden…

Hayatimda onemi olan tarihleri not etmeyi ve kutlamayi seviyorum ben, gecen sene nerdeydim o onemli gunde simdi nerdeyim diye ic muhasebemi yapiyorum. her bir kutlamayi bir bulusma vesilesi yapmaya calisiyorum.. Ha lutfen kutlama dedigim sey para harcamak degil olmayacak masraflar degil bahsettigim sey, sadece gunun farkinda olmak.. gecen zamanin farkinda olmak..hani eskilerin hasat zamanı dogmussun çok yağmur vardı dediği gibi.

Diyor ki dun okudugum bir yazi da (AXA PPP Healthcare magazin):.. belki de hafızanizda bir problem yoktur, en ufak birseyi hatirlayamiyorum diye unutkanlik basladi diye dusunmeyin belki de sadece artik daha az dikkat ediyorsunuzdur hayatınıza diyor.. Bi dusunsenize aramizda ben dahil istisnalarimiz var her 3-5 yilda bir duzen bozan yer yurt değiştiren ama çoğumuz yillardir aynı sehirde, aynı kisilerle aynı cember de yasiyoruz. Trafik lambasinda biraz uzun durunca farkediyoruz o kuru temizlemeci kapanmis yerine kebapci acilmis diye ama acaba orasi hep kebapci miydi? Hayatiniza yeni bir insan sokuyor musunuz zaman harciyor musunuz bu yeni geleni anlamaya?ya da aranizdan giden icin ne kadar agit yakiyorsunuz?Ilk geldigimizde deliler gibi insan bulalim iki cift laf edelim diye yahoogruplara uye olmustuk simdi gelen her maili acmiyorum ya, hep ayni diye birbirine hava atan insanlarla yasiyorum ama inatla her maili aciyorum ve cevap verebilirsem veriyorum. Biliyorum ki gurbet zordur taki degisen dukkani farketmeyene kadar yenisindir..

Is-guc yasam sartlari.. cocuk 1 cocuk 2 derken.. evet yaslaniyoruz.. ama Ingilizcedeki soruya bakarsaniz: How old are you? OLD… Arda buyuk ninesi icin anne o eski dediginde farketmistim yaslanmak dedigimiz sey eskimek midir diye..

Işte ben bu dunyada benimle beraber eskiyen herkesi bunu kutlamaya cagiriyorum.. Amacim sadece ben eskirken neler olmus onu farketmek.. Luks yerlerde harcayacak ne zamanim ne param var ama hadi arkadaslar toplaniyoruz dedigim de dunyanin en az 3 ulkesinde pesimden gelecek 8-10 arkadasim oldugunu gormek ve de onlarla beraber sanal da olsa paylasarak eskimek istiyorum.

Yanlis mi yapiyorum diye soracaktim.. ama yanlis yapiyorsam lutfen soyleme bu da benim olsun..(bu yazı ilk 2010’da yazılmıştı)

Dun canım oglum 11 yaşına girdı, haftasonunda önce oldukca basarılı bır basketbol macı,tam aman bir husran mı olucak derken bir anda cok keyıfli bır partiye dönüşen dogumgunu kutlamaları,hayal ettiği ama beklemedigi hediyelerini almak ve de telefondan fb den gelen kutlamalar ile 11. yaşına gerektigi gibi girdi ve şimdi hiç utanmadan sıkılmadan 12.yaş gününün planlarını yapıyor.Ben de benımkinı

Her doğumgününüz bir öncekinden daha güzel ve yaşanmaya deger, Her anindan keyif alacaginız kayda geçmeye değer bir hayatinız olsun. Ben de orada olayım!

20130129-090042.jpg

Ocak 29, 2013 Yazan: | zeynep'ce | , | 2 Yorum

2012’ye veda

İngiltere ve de kiliseye bağlı bir okulda olunca Christmas onemli bir hale geliyor. Okulun 1. Döneminin ikinci yarısı olan 7 haftalık dönemde herşey bu konu üzerine oluyor. Küçükler Nativity adi verilen İsa’nın doğumunu anlatan hikayede rol alıyor en büyük sınıf ise Christmas kartlarının okul ici dağıtımından sorumlu oluyor, hani su kırmızı posta kutuları var ya meşhur Royal Mail yazan üstünde kırmızı kocaman bir mantar gibi işte ondan bir tane okulun ana salonuna koyuyorlar herkes kart yazıyor yolluyor birbirine. Ben Arda’nın bu kadar hevesle oturup birşeyler yazdığını sadece bu donemde görüyorum en az 30 tane kart yazılıyor bı o kadar da geliyor tabii. Amac buyuklere sorumluluk öğretirken küçüklere de kart yazmak gibi aktivitelerle adres bilmek gibi onemli hayatsal bilgiler öğretiliyor. Bu cocuklarin koca adam oldugunda da kart yazdığı düşünülürse işe yarıyor.
Bir de yılsonu bilançosu var efendim bu yıl neler yaptın ne yapmak isterdin gibi sorular var. Yine küçükler icin amac iyi bir cocuk olup ta Santa’nın hediyelerini hakettin mı gibi bir sonuca götüren bu alışkanlık büyüsen de devam ediyor. Hani bu zaman zaman çıkar ya 5 yas cocuklari Allah’a mektup yazdı seklinde Eh okulda yazılıyor bu mektuplar yani en küçük yastan başlıyor cocuk derdini anlatmaya ifade etmeye ve de istemeye. İsteme kısmına takılmayalım ama olay hayatla bir araya gelmek. Irak’taki askere tesekkur mektubu yazdılar, Obama’ya tebrik kartı attılar düşünebiliyor musunuz? Oysa benim hatırladığım okulda dilekçe yazardik cetin kurallarla ve de hic de isime yaramamıştı gercek hayatta yazarken ilk dilekçemi.
Neyse asıl anlatmak istediğim sey gecen yil neler oldu bu yil ne olsun şeklinde olucakti.
Biz İngiltere İsvicre arasında yaptığımız gidiş dönüş toplamda 20 kusur saatlik araba yolculuğumuzda ( harbiden uzundu) bol bol konustuk. Yukardakilerle baglamak isterseniz bu 2012 hakkinda konusma istegi Arda’dan geldi, arabaya biner binmez er nasıldı bu yılınız diye sorunca farkettik ki
2012 yılı bize cok iyi davranmış hic şikayet etmeye hakkımız yok. Sağlık desen yerinde, okul desen hedefe çok yaklaşmış olmanın haklı gururu, is desen cok şükür istenilen yerlerde daha ne istenir.ha ayrıca bu yil ki tatillerimizde hem bizim gittigimiz hem bize gelenlerle geçirdiğimiz günler açısindan çok keyifli olmus.
2013’ten bunların devamını diledik ve de açıkcası yılın en son tatilini de cok cok guzel geçirip evimize döndük.
2012’de bizi yanliz bırakmayan dost, akraba ve de herkeslere de tesekkur ediyoruz.

20130114-090454.jpg

Ocak 14, 2013 Yazan: | bizden haberler..., GEZGIN DOGANS | | 2 Yorum

Değiş Tonton

Daha 10 günü bile dolmayan bu yeni yılın ilk yazısı ne olucak diye düşünürken birbiri ardına gelen ayrılık,boşanma, ölüm haberleri ile şaşkına döndüm.

Ölüm Allah’ın emri diyoruz da acaba diyorum biz küçükken daha mı az ölüm vardı etrafımızda!

Ya da bu insan ilişkilerindeki yıpranma sonradan mı oldu yoksa hep oradaydı da bizim mi haberimiz yoktu?
“Biz büyüdük ve kirlendi dünya” diye bir şarkısı vardı Yeni Türkü’nün.
Bir araştırmaya göre Ocak ayı boşanmalarda, yani davaların açıldığı dönem olarak en yüksek ay imiş hatta avukatlar Ocak 2’yi hazır beklermiş! Bunu Aralık’ta duysaydım inanmazdım ama artık inanıyorum.

Galiba bunda eskiyi at yeniyi al tarzında pompalanan, yeni yılda yeni kararlar almalısın ısrarı etkili oluyor. Bir diğeri için de tabii bu Chrismas kutlayanlar icin geçerli bu özel dönemin etkilenmesini istemeyip kararın açıklanmasını yeni yıla ertelemek de diyebiliriz.
Su son 9 gunde ortalıkta gördüğümüz o kadar çok zayıflayacağım artık koşucusu var ki inanamazsınız. Bakalım Mart ayına kaç kişi kalacak!
Her ne olursa olsun bu karar sadece o güne ait listenin bir parçası olmasa gerek. Öyle ya bazı hediyeler sadece christmas da alınırken ( yaşlı teyzenin ördüğü ve sadece o etraftayken giyilecek çam ağacı desenli kazak gibi ) yavru köpek hediyesi de bir ömür boyu sürecek sorumluluk getiriyor bunu unutmamak lazım.
Öte yandan başta da söylediğim gibi ölüm Allah’ın emri yapacak fazla bisey yok. Ama diyorum ki etrafımızda hastalıklar ölümlerde mi arttı. Yoksa hep vardı da bizim mi haberimiz yoktu.

Bu teknoloji sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun haberimiz olan insanlar ve onların dertleri hastalıkları derken acaba bilmeseydik daha mı iyi olurdu?Tanju Okan’ın şarkısındaki yok olan Balonlar misali !

Ya da bu yukarda bahsettigim kararlara bunların bir etkisi olabilir mi? Sonuçta intiharı bir bulaşıcı hastalık olarak gördüğümü düşünürsek Amerika’daki silahlı okul saldırıları bir imza atmak isteyenlere özgü ve heran salgına dönüşebilecek bir hastalık olarak tanımlayabilirim. Aynı şekilde artık belli bir hayatı yaşamış ve çevresinde hastalık ölüm haberleri artan insan birşeyleri değiştirmeye ilk olarak hergün gördüğü eşinden ayrılarak başlamak istemiş olabilir mi?

Kadın erkek farketmez herkes bir degisiklik arayışında orası kesin..

Ne diyeyim kolay gelsin herkese..

20130109-090532.jpg

Ocak 9, 2013 Yazan: | zeynep'ce | , | 2 Yorum