Elektrikler kesikti çalışamadım
Son bir kaç gündür İskocya’da bazı bölgelerde elektrikler kesik, cok kar yağmış falan sebebi ne olursa olsun sonucta 4 gündür insanlar perişan olmuş olmalı.
Bizden büyüklere göre cok daha şansli olsak da ben elektrik kesintileri ile büyüdüm, planlı onceden saatleri belirli olanları ve de ansızın yakalandıklarını da sayarsak asansörde kalırım korkusu ile az mı tırmandım merdivenleri ama yanlış hatırlamıyorsam hiç akşam elektrik kesikti ödevimi yapamadım demedim.
İskocya’daki kesintileri duyunca elektrik olmasa ne olurdu diye düşündüm ve de aklıma 2005 yılında Dubai’de tum şehri kapsayan kesinti geldi.
Haziran ayının sıcakların kavurduğu bir gunüne denk gelen kesinti sirasinda Fairmont otelindeki gym’den ayriliyordum ve ilk farkettigimiz gökdelenlerin asansörlerinin çalışmayabilecegi oldu ama jeneratörlerle idare edilebiliyordu ilk aşamada. Zaten once sadece bulundugumuz binada sorun var sanmistik.
Arabama binip eve doğru yola çıktım ki olay benim düşündüğümden daha ciddiymiş. Mesela kavsaktaki kilitlenmiş trafige girince anladık ki trafik lambalari elektrikle çalışırmış ve de aslında kesinti tüm şehri kapsiyormuş!
Villalarda klimaların kapanması ile ısının artması sonucu kimisi çoluk çocuk arabalara doluştu, eşinin çalıştığı şirkete jenerator vardir umidiyle giden anneler mi istersiniz, arabada oturup klima çaliştiran mi? Sonucta petrol cennetindeyiz elektrige kimin ihtiyacı var! Ancak kesinti oyle kolay kolay bitecek gibi degildi onun yerine arabalarda benzin bitti ama heyhat benzin depolarında pompaların calışması için de elektrik enerjisi gerekirmiş meğerse!
O donemde neyse ki SkiDubai henüz yapılmamıştı, ne bileyim yani o kadar uzun süre jeneratör dayanır mı karları eritmeden diye düşünüyor insan.
Neyse efendim bu elektrik kesintisi galiba 6-8 saat kadar sürmüş. Galiba diyorum çünkü ben eve gitmeyi başardıktan sonrasını bilmiyorum bizim evde elektrik hiç kesilmemiş!
Şaka gibi değil mi?Bütün bunlar olurken bu karmaşadan etkilenmeyen tek yer bizim sevgili sitemiz ve de felaketten karli çıkan tek işletme de site içindeki otel oldu. Evet meğerse biz aslında Dubai dışında oturuyormuşuz!
Unutkan erkekler ‘Hadi’leyen Anneler
Bugün burada yani İngiltere’de anneler günü. Evet bizim gibi Mayıs ayında kutlanmıyor malum farklı olmak lazım ya. Gerçi bizdeki gibi Anna Jarvis’in annesine adadığı bir gün olarak başlamamış.Kısaca anlatmak gerekirse Hristiyanlıkta Pazar günleri kutsal sayılıyor ve aslında gün kiliseye ziyaret ile başlayıp ve sonrasında da aile ile yenilen Pazar öğlen yemeği olarak devam ettirilıyor, hatta Sunday Roast denilen bir yemek yenilmesi adetten. Bu yemekte domuz,kuzu,dana ve ya tavuk artık ne uygun görülmüş ise fırında yapılıyor ve mevsimlik yine fırınlanmış sebzeler ıle yeniliyor. Her ne kadar din herkes için ise de ve de tanrının karşısında eşıt olsan da gerçek hayatta eski zamanlarda varlıklı ailelerin yanında çalışan hızmetkarların Pazar günü izni diye bir kavram yokmuş. Sadece Lent olarak geçen kutsal dönemin 4. Pazarına denk gelen günde zenginlerin yanında hizmetli olarak çalışanlara da izin veriliıyormuş böylece kiliseye gidebiliyor,aıleleri ile görüşebiliyorlarmış. 16.yy da Hristiyanlar ANA (anne anlamında) kiliseye dönmüş oldukları için de bu özel günü anne ile gecirmek anlamında kullanıyorlarmış. Tabii tüm gelenek ve göreneklerde olduğu gıbı bu da döneme uyarlanmış, Anna Jarvis ten de etkilenmeden olmazmış ve 1921 de Anneler Günü ( motherıng day) olarak kutlanmasında sakınca gorulmemiş.Tabii dini takvimin ay takvimi olduğu düşünülürse Lentin başlaması ve Easter ın kutlanacağı tarihler ve tabii Mothering Day her yıl bir başka tarihe denk geliyor. Mart Nisan aylarında önce Anneler Gunu sonra da Easter kutluyoruz yanim.
Neyse olayın tarihi,dini ve wikipedıa tarafından anlamı buymuş. Benim için ise bildiğim anlamı ile yani Anna Jarvis ın annesine adadığı gün olarak kutlamayı tercih ediyorum, işime de geliyor.
Cuma günü Arda’nın okulunda bır kutlama yapıldı tüm anneler davet edildi. Oldukça duygusal anların yaşandığı törende sizinle paylaşmak istediğim bir yer vardı, tahmin edersiniz ki bu yazının yazılma nedeni de bu:))
Okuldaki bu tip toplantı, anma kutlama merasimleri ve hatta disko falan hepsi okulun ic salonunda yapılıyor ve tum okul (200’den fazla öğrenci) ve öğretmenler ve tabii veliler bu salona sığıyoruz. Cocuklar yere oturuyor büyükler sıralara ve ya ayakta.
Törenin sonuna doğru müdirehanim öğrencilerine eğilip -“hani sizin duymaktan nefret ettiğiniz ama annenizin hep tekrarladığı laflar var ya aslında anneleriniz de o lafları söylemekten nefret ediyorlar! ” hep birlikte onayladık tabii. Sonra da bir oyun oynadık gözlerimizi (evet biz anneler dahil) kapadık ve düşündük bu en çok kullanilan ama nefret edilen laf nedir acaba diye.
Siz de düşündünüz mü!
Benim aklıma ilk gelen şey tabii müdirehanimin listesinde çıkmadı, ödevini yap, oda topla falan olamazdı bir Turk annenin lafı degil mı?
Ama daha ilginç olanı tören sonunda Arda ile birbirimize sarıldığımızda karşılıklı ilk sorumuz sen düşündün oldu, ve evet ikimizinde aklına ilk gelen kelime ‘HADİ’ olmuş! İnanabiliyor musunuz?
Yazının başligindaki Hadi’leyen annelerdenim ben de ne yazık ki. Tabii Profilonun reklamindaki gibi o tabak bitecek, hırkani giy gibi tekerlemelerim de var.
Ama en çok Hadi diyorum, ona ne ifade ediyor bilmiyorum çünkü unuttuğu kesin. Geçenlerde alakasız bir yerde adını okuyup aldığım, adı Unutkan Erkekler Hadileyen Anneler kitabını bir heves sipariş ettim, Nesrincim getirdi saolsun. Gerçi kitap bana biraz hafif geldi, yazar Fatma Torun Reid’in psikolog olmasından yola cikarak hadilemelerimde bir azalma olur diye ummuştum. Ama 11 yillik anne olarak huylu huyundan vazgeçemiyormuş, hırkasını giymesi konusunda ısrar etmiyorum ama Hadi demek ayrı, kolay kolay bırakamam, kusura bakmasinlar. Yola yeni çıkanların işine yarar belki ona bisey diyemeyeceğim.
Tören bitiminde muhakkak bir şükür duası ediliyor okul kilise ile bağlantıda, bir katolik okul kadar olmasa da bağlılık onemli. Bu sefer şükür duamız da Annelere sundukları sevgi için teşekkür etti çocuklar ve dünün çocukları. Ben de anneler gününüzü canı yürekten kutluyorum. Mayıs’ta yine kutlarız ne var. Hadi yine iyiyiz:))
Daffodil nam-ı diğer Nergis
Ben çiçeklerin hikayelerini ya da tarihteki sembollerini günlük hayatta temsil ettikleri duyguları falan bilmem, çiçek çiçektir benim için güzellik ve zerafet ifade eder. Babamın her fırsatta anneme getirdiği harika bir seni düşündüm de demektir mesela.
Ama aslında o kadar basit değilmiş bu çiçek insan ilişkisi. Tarihte mitolojide falan yeri varmış, savaşlarda bayraklarda sembol olmuşlar.
Buyuk Brıtanya Imparatorluğunda yer alan toplumların kendilerine özgü özel gün ve haftaları,onları koruyan azizleri var. Mesela War of Roses diye tarihe geçen iç savaş sebebiyle Gül İngilizlerin sembolü olmuş. 1 mart günü de Welsh halkı(Galler bölgesi diye bildigimiz) için önemli bir gün, St David günü ve sembol olarak da Daffodil yani Nergis seçilmiş.Nergis ‘i oldum olası severim, ama bir halk için sembol olduğunu hiç düşünmemiştim. Welsh halkı için önemli olan bu çiçeğin mitolojik hikeyesine gore kendisini çok güzel bulan Narcussius gölde hayran hayran kendini seyrederken düşerek boğuluyor ve gömüldüğü yerde tamamen doğal olarak bu çiçek yetişiyor adını da Narcussius koyuyorlar. Welsh halkının Narcussius ile nasıl bir yakınlığı var bilmiyorum zaten aslında sembollerinden biri Kırmızı bir Ejderha olan bu halkın diğer sembolü de Pırasa! Efsaneye göre 1346’da Welsh’i koruyan Aziz St David Saksonlarla yapılan savaşta Welsh askerlerine migferlerine pırasa bitkisi koymalarını böylece kim dost kim düşman anlayabileceklerini söylemiş, işe de yaramış.
Daffodil ise yine Welsh dilinde Peter’in pırasası olarak geciyormuş ve de baya bir karışıklık yaratınca 20.Yüzyılda Daffodil yani Nergis çiçeğini sembol olarak almışlar.
Benim gecen sene vefat eden müdürüm Graham’da Welsh idi ve her sene St David gunü yanı 1 Mart’ta sirketteki tum bayanlara Nergis verirdi. Kimine gore fanatik bir Welsh kimine göre kibar bir centilmen olan Graham öldükten sonra ekip olarak bunu iş edindik. Nergis çiçeğine ve artık bizim için Graham gunu olan Mart 1’e sahip çıktık her sene 1 Mart gunu Nergis veriyoruz hanımlara.
-
Arşivler
- Ağustos 2025 (2)
- Haziran 2025 (1)
- Mayıs 2025 (2)
- Nisan 2025 (1)
- Haziran 2024 (1)
- Şubat 2024 (1)
- Mayıs 2023 (1)
- Mart 2023 (1)
- Ocak 2023 (1)
- Kasım 2022 (1)
- Ekim 2022 (1)
- Eylül 2022 (2)
-
Kategoriler
- #biryazihareketi
- #relocation
- #tasinma
- amsterdam
- Aralik 2009
- Arda's travel
- bizden haberler…
- bu kitabi okurken neler hissettim/dusundum
- Entertainment
- GEZGIN DOGANS
- gezgindoganlar family trip rocks
- Hobbies
- Hollanda
- Kasim 2009
- kissadan hisse- derlemeler
- roadtrip2019summer
- seyahat
- Taşınma
- Turkiye seyahatleri
- Uncategorized
- zeynep'ce
-
RSS
Entries RSS
Comments RSS



