Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Geceyarısı Güzellemesi

Saat geceyarısını geçmiş ama daha sabaha çok var..
Midemde bir yanma bir hoşnutsuzluk var..
Uyanıyorum..
Hiç üşenmeden hatta bir heves diyebiliriz seri adımlarla ama dikkatle mutfağa gidiyorum..bu saatte merdivenlerden düşmek istemem..
Bu yanmayı durduracak tek şey var aklımda…
Daha önce defalarca kullandım, bir kaşık içersem anında geçecek!
Hatta bak hatırladım yıllar yıllar once Bodrum’da 5 yıldızlı otellerden WOW’un mutfağında aranıp bir kaşıkçık alabilmek için aşçıyı ikna etmem gerekmişti. KocamCan’ın o sırada aşçıya “bu da böyle çıktı ne yapalım, idare ediver” der gibi baktığını da hatırladım bak..
Neyse efendim mutfağa indim..
Işığı açtım ve..
YOK..
Mutfak yani dolaplar ve tezgah boş..sadece kutular var… Ve herşey o kutuların içinde..
Yaşadığım hayal kırıklığı midemdeki yanmayı bir anlığına bastırıyor..
Hayır o kadar eminim ki evde olduğundan koca bir paketi arkadaşa bıraktığım akşam bu olacak iş değil. Evet elticiğimin getirdiği 1kg lük paketin hemen büyük bir kısmı taşınmada ziyan olur düşüncesi ile arkadaşa bıraktım daha 5 saat kadar önce, kendime bir kavanoz dolusu ayırmıştım ama..

Ama bir dakika yanlışlık olmasın o kavanoz evde ama kutuda küçük bir ayrıntı hangi kutuda ben bilmiyorum!
Taşınacağız ya yarın hani dun adamlar geldi paketlendi herşey ya hani..
Bi tek su ısıtıcıyı ve de kahveyi bıraktı ya adam dışarıda hani sabah geldiginde içecek yoksa benim için değil yani..
Bana sorsa o kavanozu bırak derdim..
Yoksa sordu mu?


Midem hala yanıyor..
Ve benim tek ilacım Kimyon.. Kimyon evet.. Bir kaşık içeceğim ve bitecek..
Evde var ama ben ulaşamıyorum..
Midem hala yanıyor..

Mart 28, 2014 - Yazan: | Uncategorized

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın