Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Çılgın gençlik kararları yaşlılıkta başa bela (mı?)

22 November 2015Kasım ayındayiz, Arda ile gittiğimiz alışveriş merkezindeki restoran girişinde yer gösterilmesini bekliyoruz. Önümüzdeki 5 kişilik grup dikkatimi çekiyor. 3 yetişkin bayan, bir kız çocuğu ve bir yaşlıca beyden oluşan grubun elemanlarının torun,anne,teyze,anneanne ve tabii ki dede olduğunu düşünüyorum. Bu beyefendiyi yazının geri kalanında Dede olarak tanımlayacağım. 

Her ne kadar bayan grubu vıdı vıdı konuşuyorsa da Dede öyle dimdik bekliyor. Bir süre sonra farkediyorum Dede’nin bir sağlık problemi olmalı çünkü biraz da tutuk bir hali var.

Bu arada yerlerimize oturmuş ve bir şekilde onu görebilecek konumda kalmışım. Dışarda buz gibi ayaza inat pırıl pırıl parlayan Kasım güneşinin gözümde parlamasıni da hesaba katınca iç mekanda Dedeyi izlemekten başka bir çarem kalmıyor.

Bahsettigim gibi Dede biraz tutuk, fazlaca sakin, sessizce bekliyor. Yemekleri geldiğinde farkediyorum ki elleri de titriyor. Hatta bir keresinde elinde kaşık bir iki dakika evet o kadar uzun sure bekledi sonra kaşığını ağzına götürdü. Kabaca Parkinson tarzı bir rahatsızlık olabileceğini düşündüm. 

Bütün bunlar arasında ellerinin üzerinde ki dövmeleri de farketmiştim. Her iki elinin üzerinde desenini tam anlayamadığım ince ince işlenmiş dövmeler vardı. Vücudunda başka biryeri göremiyordum ama sadece ellerinde olmadığından emindim.

İlk aklıma gelen, “bak ya gördün mü gençken yaptırmışsın şimdi kel alaka kalmış” işte bak oldu. Hemen daha bu düşüncemin beynimdeki geçidi bitmeden bir başka düşünce yetişti ve resme girdi. Bu yeni düşünce bana bu karşımda sakince yemeğini yiyen Adamın şu anda bulunduğu duruma gelmeden önce nasıl bir hayat yaşadığını ve aslında gayet keyif aldığını, vücudu üzerinde şu anda kontrolü olmasa da eskiden çok değil sadece kısa bir süre öncesine kadar patronun o olduğunu söyledi. 

Dedim tabii ya, bundan daha güzeli olabilir mi? Eminim benim görebildiklerim ve göremediklerim de dahil olmak üzere o dövmeler cesur, kuvvetli, arzulu yaşanmış bir hayatı anlatıyor. 

İngilizlerin cenaze ve anma törenlerinde dediği gibi ” Let’s celebrate his life” , yaşanmış ve yaşanmakta olan bir hayatı kutlayalım! 

 ◦ 

Nisan 3, 2016 - Yazan: | kissadan hisse- derlemeler, zeynep'ce | , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın