Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Saat Kaçı Kaç Geçiyor?

Çocukken saati sorup da “eti kemik geçiyor” cevabı almışlığım ve hatta vermişliğim çoktur.
Kolumuzda saat yoktu zaten saate ihtiyacımız da yoktu. Güneş yakmiyorsa, yağmur çok ıslatmıyorsa sokakta olunur, hava kararınca eve girilirdi.

Saate bakma ihtiyacı sonradan musallat oluyor insana..
Büyümenin bir parçası ve ya sonucu olan, adına sorumluluk diyorlar ya hani biryerlere yetişmek ve ya birşeyleri yetiştirmek zorunluluğu aslında bizimkisi.
Yoksa yelkovan nasıl da akrebi kovaliyor bakalım bakalım diye bir derdimiz yok yani.

Yıllar once bir gun işten güçten artık bayıldığım bir anda, yahu eve gitmeye ne kadar kaldı acaba diye saate baktığımda bir de ne göreyim?

Ne yelkovan ne akrep ikisi de yok..

Kocaman ekranı olan saatimin üzerinde sarı zeminde gülümseyen bir surat sekli var sadece..

Evet bildiniz Smiley Face/Gulen Surat..

Tam anlamıyla bir anlık şaşkınlık yaşama olayından sonra hatırladım. Bir gun once benim muzur oğlum eline geçirdiği etiketleri olur olmaz heryere ama yani benim ceketime alnıma falan nereyi bulursa yapıştırmıştı. Oynumuzun sonunda aklımca hepsini çıkartmıştım ama bunu unutmuşum işte.

Yok hiç şikayetim olmadığı gibi iyi de etmişim..

Sonucta saate her bakışınızda karşınızda size gülümseyen bir yüz bulmaktan daha iyisi sadece onu oraya kimin koyduğunu hatırlamak olabilir.

Deneyin iyi gelecek..

20140503-181730.jpg

Ekim 4, 2017 - Yazan: | Uncategorized

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın