Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Yetişkin olmak dedikleri

Dün, 19/12/2020, öğlen saatlerinde aradın, ve ben telefonu annecim nasılsın, arayamadık seni bu saate kadar değil mi? diyerek açtım. Kendimce seni rahatsız etmek istemedik çünkü aylar sonra sevdiğine kavuşmuştun bizi mi düşünecektin ki diye de savunmam vardı aklımdan geçmekte olan.

Ama sen dedin ki anne, ayrıldık biz Beth ile, ben onlarda kalamayacağım diye evlerinden çıktım şimdi..

Biz Hollanda’da Poeldijk adlı bir yere gelmiştik tamda. Hava kötüydü, yağmur soğuk hiç bilmediğimiz bir kasabada bir adres bulmaya çalışıyorduk ama sen İngiltere’de iyiydin, mutluydun..yani iyi olmalıydın, mutlu olmalıydın.. ben bu telefonu istemiyordum, beklemiyordum

..hayat ne garip hersey yolunda diye düşündüğüm bir anda parçalar elinde kalabiliyor.

..dün ilk akşam saatlerinde .. arkadaşlarımla beraberim dedin, geceyi nerede geçireceğini bilemiyordun. Ümitliydin arkadaşlarından, sana kalacak yer mi yoktu Allahaşkına.

..dün akşam geç saatlerde.. arkadaşlarımlayım anne dedin, bana iyi geliyorlar, kafamı dağıtıyorlar dedin. Arkadaşların istediler ki onlarda kalasın, ne mutlu sana ama gel gör ki aileleri alamadı seni. Bu pis mikrop belasına.

..dün saat 23:00 seni oteline bıraktılar, canları sağolsun, Allah ne muradları versin diyeceğim o güzel kalpli arkadaşların.

20/12/2020, Pazar gününün ilk dakikaları geç saatlerde Oteldeyim dedin. O saate kadar 4 can arkadaşınla beraber görüşebileceğin kadar arkadaşının kapısını çalıp, vedalaşmışsın otele gelmeden önce. Telefonu kapatırken sen gelmezsen ben gelirim dedim diye .. bana yetişkinmişim gibi davran anne artık, eve gelmeyeceğim! dedin. Sabah olsun, ikna ederim ben diyerek yattım uyumaya çalıştım.

09:30 sabah oteldeydin, gel dedik gelmem dedin. Kampüse döneceğim dedin. İkna edemedik seni.

13:14 Londra’ya trendeyim.. dedin

12:52 Twyford’da istasyondayım.. dedin

11:32 Otelden Kit alacak geliyor.. dedin

Yanında olamadığım için çok çok üzgünüm, benim üzüntüm seninkinden fazla olayı değil bu. Bu başka, bu senin üzülmene benim çaresizliğimin üzüntüsü

..çocukken bize kızdığın anlar olurdu, dengeli bir hayatınız var oysa basketbolcular için hayat hep zor imis diye

Gençliğinin bu en değişen döneminde aile olarak yaptığımız değişikliklerin sana olan direk etkilerinden şikayetçisin , haklısın. Bunun böyle olmasını hiç istemezdim. Bu ayrılığı yaşadığın gün evine dönebilmiş olmalıydın, sevdiğini görmenin heyecanı ile yükseklerde iken, içine bırakıldığın boşlukta yumuşak bir düşüş olmalıydı.

..savunamadığım yerden vuruyorsun ama zaten savunma istemiyorsun ki sen, ben neden bunu anlamıyorum.

..sana dün geceyi yanlız geçirttiren kişi ve sebeplere, ki bunlardan birisi ben olsam da isyan ediyorum.

Ama nereye kadar?

Dünden beri seni ezen ve bir sure daha ezecek olan bu kayanın altından kalkacaksın biliyorum, güçlenmiş olarak cıkacaksın bundan da eminim ama işte o ana kadar sana nasıl yardım edebilirim bilemiyorum.

Ama ne istersen, sen nasil istersen öyle yapacağım. Yeter ki sen iyi ol, iyi hisset.

14:27 Mesaj attin Kings Cross’dayım diye. 25 dakika vardı tren için. Beklerken biraz geyik yaptık, havadan sudan yazıştık. Dünkü bisiklet maceramdan bahsettim sana, dikkatini dağıtmak mıydı yazma sebebim bilmiyorum ama ilgini çekmeyi başardım.

Hani ben herşeyin bir iyi yanı vardır canım, bir iyi sebebi vardır derim ya, bunda henüz iyi yani bulamadım:( Dua ediyorum ki bunda da bir iyi sonuc olsun.

Sabahın kör saatlerinden beri seni bana getirebilecek olan yolların hepsi teker teker kapanıyor, bu mikrop yüzünden seyahatlerin hareketliliğin bu kadar kısıtlanmış olmasının bize ne yararı var diye isyan ediyorum. diyorum ki bu senin istediğin mi acaba, yani ben annen olarak hep korumacı yaklaştım sana acaba bu sefer artık senin kendi başına kalman ve çözümlerini kendin bulman gerekiyor da bana anlatabilmek için bu evren bana kendince en zararsiz, bir de utanmadan acıtmayacak diye iddia ederek bu iğneleri beynime kalbime batırıyor olabilir mi?

16:30 Trendesin, yine.. az kalmış Loughborough için. Sonrası için yemeklerini planlamaya başlamışsın bahsettin biraz. Daha iyiyim dedin. Nasılda içime su serpildi.

Sana söylediğim gibi sen nasıl yaşamak istiyorsan bu dönemi, sen nasıl istiyorsan öyle destek vereceğim sana.

..ve sen yine o apartmanı çınlatan kahkahalarından atacaksın çok yakında..

17:30 Loughborough Üniversitesi Faraday Hall.. 48 saat sonra yeniden odandasın. Hoşgeldin.

13 yıl önce Twyford’a ilk defa adım attığın güne denk gelmiş olması bir acı tesadüf gibi dursa da Twyford’dan ayrıldığın bugün yeni kuracağın hayatına uğur ve şans getirsin canım oğlum.

Aralık 20, 2020 - Yazan: | Arda's travel, bizden haberler..., Uncategorized, zeynep'ce | ,

1 Yorum »

  1. Canım yaaaa, ne güzel yazmışsın! Yüreğim parçalandı! Keşke benim yapabileceğim bir şey olsaydı…. 😦

    cananoflynn adlı kullanıcının avatarı Yorum tarafından cananoflynn | Aralık 22, 2020 | Cevapla


Yorum bırakın