LA rehberimiz artık sportmen bir ergen

Enter a caption
Son Amerika seyahatimizden bu yana 3 sene geçmiş bile, eh aklımıza düşmesinin bir sebebi de bu olsa gerek.
Bu sefer Batıya gidelim görelim istedik. Yine bir 10 günümüz olsun dedik ve de Los Angeles’a karar kıldık. Yine ortama karışma, lokal hayatı da görebilme isteğimiz sebebiyle çıktığımız kalacak yer arayışımızda sağolsun arkadaşımız bize evlerinin kapısını açtı. Evin küçük oğlu bize odasını verdi bizde her fırsatta onunla oynamaya çalıştık. Sagolsunlar sayelerinde unutulmaz bir tatil gecirdik.
Daha önceki yazılarımda da anlattığım gibi bizim gezilerde iki tur tema oluyor; kısa süreli Avrupa şehir tatilleri zaten ortalama 3-4 gün olduğu için her birimiz bir günden sorumlu oluyoruz ve de digerleri onu takip ediyor tıpkı Paris,Kopenhag ve Oslo gezilerimiz gibi. İkinci tema genelde Amerika’da öncelik alıyor ve Arda’nın spor ağırlıklı istekleri one geçiyor. Los Angeles bu ikinci kategoriye giriyor ve biz Arda’nin önderliginde Los Angeles’in o ünlü RAP şarkılarına konu olan arka sokaklarını, NBA seviyesinde oyunculari kazandırdığı basketbol dünyasını görme imkanı buluyoruz. Ayakkabilar konusunda hayallerimize ulaşamıyoruz ama yine de eli boş dönmüyoruz.
Tabii ki arada Santa Monica, Venice Beach, Huntignton Beach, Laguna Beach plajlarini da ihmal etmedik. Venice Beach sahalarından once Laguna Beach’de ki potaları da denedik. Huntington plajinda sörfçüleri izlemek ayrı güzeldi ama açıkçası kıyıya bu kadar yakın petrol çıkartma platformu görecegimi hiç düşünmemiştim. İşim gereği petrol platformunda çalışacak mühendis alımı yapmışlığım var ama genelde 6 haftalık dönemler boyunca kalınan sonra bir 4 hafta için eve dönülen, uzak denizlerin ortasında bulunan platformlar idi benimkiler, oysa buradan öğlen yemeği için eve gidiyorlardır. Şaka bir yana bu hem kıyıya çok yakın hem de şehir merkezinde gördüğüm platformlardan LA konulu tatil broşürlerınde hiç bahsedilmiyor.
Arda’nin rehberliginde Drew League adi verilen, yaz döneminde bu bölgenin ünlü isimleri ile henuz o seviyede olmasa da gelecek vaad eden oyuncularını bir araya getiren basketbol turnuvasını izlemek icin Güneybatı LA’e gidiyoruz. Evsahibimiz bu bolgeye giderken bizi uyarmadan edemiyor ve semtü görünce endüşelerinşı anlıyoruz ama sporun etrafında hayat güvenli. Ünlü oyunculardan James Harden’in da oynayacagini anladığımız bir başka maç için üçüncü defa bu sefer California Universitesindeki turumuzu yarıda kesip geliyoruz, o da sağolsun 45 sayı yapıp bize bir görsel şölen veriyor. Toplamda üç günde dört maç seyrediyoruz ve maçlardan birine izleyici olarak Jamie Foxx’da geliyor. Böylece LA’e kadar gelip bir değil hem de iki ünlü görmeyi başarıyoruz.
Yine Arda’nın tavsiyesi ile In N Out burger zinciri ile tanisiyor, Salt & Straw adlı deneysel tadları olan dondurmacının ürünlerini de seyahatimiz sırasında bol bol tercih ediyoruz.
Kaldığımız evin LA’den 30 dakikalık mesafede olması sayesinde bu bölgede turistler haricinde yaşam nasıldır bunu da görmüş oluyoruz. Ve açıkçası Fullerton bölgesi bize Dubai’de ki hayatımızı hatırlatıyor. Yanlış anlaşılmasin benim bahsettiğim Dubai 2002-2008 doneminden, hani Jumeirah Beach Road çevresindeki yapilaşmaya benziyor yoksa Şimdiki Dubainin bununla pek alakası yok. Oysa Fullerton’in bir gecmisi ve tarihi var. Mesela evinde konakladigimiz kisi o evde dogmus, yani en az bir 35 senesi var o evin ve mahallenin. Bu arada evin bahçesindeki şirin Alpakalar bahçenin çimenlerinden, köpek Alpakaların ve kedinin güvenliğinden, kedi de tarlafarelerinin evden uzak tutulmasından sorumlu. Buna geri dönüşümlü, sürdürülebilir bahçe yönetimi denir.
Sonuçta tatil sürecinde, oraya da gidelim buraya da dönelim şeklinde dolanarak 10 gun içinde 1000 mile yakın yol yapmisiz. Bir şarkıda geçtiği için gidilmesi gereken Danny’s restoranına şarkıda bahsettiği gibi sabah 4’de gidemedik ama artık onu da Arda kendisi yapsın dedik.
New York’a niyet Brooklyn’e kısmet
Yıllardır Arda’yı kıskandırıyorduk, biz gördük sen görmedin diye ama söz vermiştik 2014’de beraber gidecegiz demiştik bir kere.
Sonunda plan yapıldı ve 2014 Temmuz ayı için biletler alındı. 10 gün sadece New York ve Manhattan civarında olacaktık, koşuşturmadan sakince New York nezdinde Amerika ile tanışılacaktı.
Biz Turkiye harici seyahatlerimizde otelde kalmak yerine gittiğimiz şehri ve kültürü daha iyi anlamamıza imkan sağladığını düşündüğümüz şekilde airbnb tarzı evlerde ya da apart otellerde kalmayı seviyoruz. Kalacağımız yer kriterlerinde odanın büyüklüğü değil ama özel banyosu olması şartımız bizi Brooklyn’de bir daireye getirdi.
Biz tipik turist olmayi sevmiyoruz ya başladık çevremizi tanıma turlarına.
Brooklyn Nets oynuyormuş dedik Barclays Arena’ya gittik. Cevresini dolaşıp Prospect Park’a gidecegiz derken McRae Youth Club tarafından düzenlenen yaz kampını gördük ve daha biz nasıl yani diyene kadar Arda çoktan oynamaya başlamıştı bile. Böylece 10 günlük tatilin 7 günü antrenmanlara katılmakla yetinmeyip bir de şehrin diğer takımlarının da katıldığı turnuvada da oynadı. Arda antrenmanda iken biz de Brooklyn de uzun yürüyüşler yaptık. Antrenman bitişinde ise hemen metroya atlayıp Manhattan geçtik.
Tam anlamiyla bir NY turisti olamadık belki ama elimizden geleni yaptık.
Mesela Özgürlük Anıtını Brooklyn Köprüsünden yürürken gördük.
Diğer turistlerle Central Park’a da gittik ama Little Italy’deki küçük parkta polisin bir evsize gayet insancıl yaklaşımını izlemek daha ilginç geldi.
Bir Broadway oyunu izlemedik belki ama Beysbol maçına gittik. Sırf Arda istiyor diye Yankee Stadyumu’na gittik ve O’nun o heyecanını görmek çok güzeldi. Bize defalarca teşekkür etti hem getirdik hem de tişört aldık diye. Biz tabii neye evet dediğimizi çok bilmiyormuşuz bu maçlar aslında çok uzun sürermiş. 2. Saatte ve sadece daha 4.oyunda tam bu daha ne kadar sürecek acaba derken imdadımıza yetişen yağmura şükrettik. Maç iptal oldu biz de maç bitmeden çıkalım diye oğlanı ikna etme derdinden kurtulduk.
Ünlü kitapçı Barnes &Noble da en sevdigim yazarlardan Malcolm Gladwell’ın söyleşisine katılabildiğime ayrı sevindim. Arda’ya bir çırpıda okuyacağı romanları Corner Bookstore da buldum. O da sağ olsun ülkeden ayrılmadan bitirdi.
Manhattan Brooklyn arasinda tum trenleri kullandık hatta hızımızı alamayıp Coney Islanda da gittik. Atlantik Okyanusunun bu tarafından da ayağımızı denize sokmus olduk.
Biz döndük ama oğlumuzun aklı orada kaldı. Yıne geliriz söz dedik.
Sent from my iPhone





-
Arşivler
- Ağustos 2025 (2)
- Haziran 2025 (1)
- Mayıs 2025 (2)
- Nisan 2025 (1)
- Haziran 2024 (1)
- Şubat 2024 (1)
- Mayıs 2023 (1)
- Mart 2023 (1)
- Ocak 2023 (1)
- Kasım 2022 (1)
- Ekim 2022 (1)
- Eylül 2022 (2)
-
Kategoriler
- #biryazihareketi
- #relocation
- #tasinma
- amsterdam
- Aralik 2009
- Arda's travel
- bizden haberler…
- bu kitabi okurken neler hissettim/dusundum
- Entertainment
- GEZGIN DOGANS
- gezgindoganlar family trip rocks
- Hobbies
- Hollanda
- Kasim 2009
- kissadan hisse- derlemeler
- roadtrip2019summer
- seyahat
- Taşınma
- Turkiye seyahatleri
- Uncategorized
- zeynep'ce
-
RSS
Entries RSS
Comments RSS
