Dubai
bir yastikta tam 40 yil…
İnsan yılların nasılda geçtiğini farkedemiyor, çocukluğumuzda büyüyebilmemiz için adeta ikişer ikişer bitirmek istediğmiz yılları bir sure sonra takip etmez oluyoruz. Ta ki çocuğumuz olupta onun geçirdiği değişimi zamana yıllara gore anlamaya çalışırken yılların aslında bizim içinde geçtiğini anlayana kadar…
2008 yılının ailemiz için önemi büyük, dile kolay tam 40 yıl önce yani 1968 de annem ve babam evlenmişler. Evlendiklerinde annem 18inde babam ise 24ündeymiş. Babam Eczacılık Fakültesini bitirip Etımesgut Hava Hastanesin de göreve başlıyor, annem kız meslek lisesinden mezun ve de ailesinden ilk defa ayrılmış bir garip genç kadın olarak Ankara ya türbe yeşili boyalı odaları olan bir eve gelin geliyor.
O dönem de annem ‘yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar… arşı aşıp ellere kız vermesinler… ’ türküsünü diline doluyor. Babam ise öğrenciliği boyunca yurtlarda kaldığı için evde ampul değiştirmek gerekebileceğini evlenince farkediyor… Ama sevgı ve saygı elde olduğu sürece her türlü zorluk aşılır deyip devam ediyorlar…
Sonra yavaş yavaş çocuklar doğuyor, Alper 1968 de doğup tüm ailenin biricik torunu ünvanını ve saltanıtını Zeynep in 1971 de gelmesi ile kaptırıyor. Alper Zeynep bebek yatabilsin diye yatağını ona verip ayakkabılkta kendine bir yer yapıyor, neyse ki durum o kadar kötü değil oda da ikisi içinde yer var… Hatta 1978 de Onur a da yer açılıyor odanın ve ailenin gönlünde….
Bu arada sırayla evler şehirler değiştiriliyor Ankara-Merzifon-Ankara-Eskişehir ve nihayet Mersin… Ortalama her sehirde 3 yıl kalaraktan emeklilik hakediliyor ve ver elini memleket… Babam Tarsus istiyor ama annemi kıramıyor ve Mersin i kabul ediyor.
Yıllar geçiyor acaba başına birşey gelir mi endişesi içinde ama muhakkak okul yemeklerine, gezilerine gitmesine izin verilen Alper Boğaziçi ne Bılgısayar Muhendisliğine , çocukluğundan beri dişhekimine kendi başına gidip tedavisini yaptıran Zeynep Hacettepe,ye Dişhekımı olmaya ve de 4 yaşında harika resimler çizen Onur ITU ye Endüstriyel Tasarım okumaya gidiyor. Ve de hic biri Mersin e dönmüyor, en azından henüz…İstanbul-Eskısehır-Ingıltere annem ve babamın yolculuğu bu sefer çocuklarını görebilmek adına bitmiyor…
Annem ve babam 40 yıllık beraberliklerine ortak bir hayat sığdırmışlar, çeşitli zorluklar sıkıntılar çekmişler ama hiç yılmadılar, vazgeçmediler ve hep birbirlerini desteklediler.
Her ikisinin de birbirlerine olan derin sevgi ve saygısı örnek alınacak bir evlililık hikayesi …
Babam 40 yılı sadece 1 günle kutlayamayız bir yıl sürmeli diyor, ve annemle beraber bu yıla bol bol seyahat sığdırmaya çalışıyor…Saolsunlar bu yoğun kutlama programında 1 haftasonunuda biz oğulları ve kızlarına ve de onları deliler gibi seven torunlarına ayırdılar…
Anneciğimin istediği fotoğrafı çektiremedik ama aklımzda ki mutluluk resimlerini zaten Abidin Dino bile cizemez ki, yaşamak lazım..
Ve bize bunu yaşatan siz anne ve babamıza teşekkur edıyoruz….
40 yılınızın birer parcası olmaktan mutluyuz gururluyuz….
Geniz eti -2-
Geniz eti -1-
17 Agustos Ptesi gunu Istanbuldaki son haftamizdayiz, Basri ile yaptigimiz 1 haftalik Bursa,Eskisehir, Ankara ve Istanbul turnesini saglikla ve de sevgi ile tamamladik. Basri UK’e geri dondu, biz de bir hafta daha Istanbul’da kalacagiz.
Pazartesi Arda’yi kulak burun bogaz doktoruna goturdum, coktandir var olan uyku ve horlama problemlerinin kokenini anlayalim diye. Doktorumuz Cenap Bey gayet ilgili bir sekilde Arda’yi muayane ediyor, Arda’nin ve benim sorularima tek tek yanit veriyor. Kulak temiz cikti, bademcikler normal gorunuyor ancak geniz eti var! Arda’nin burnuna once bir anestezik solusyon sikiyor ve sonrada burun deliginden iceriye bir kameracik sokuyor, goruntu cokta ic acici degil, doktor beyin dedigine gore %80 oraninda bir tikanma soz kunusu, bende daracik bir aralik goruyorum, acikcasi orjinali ne kadar olmali bilmiyorum bu geniz etinin ama nefes yolunun dar oldugu bir gercek. Tani nefes yolunun dar olmasi sebebiyle cocugun rahat uyuyamamasi ve veya kafasini nefes yolunu acabilecek sekle sokarak uyumasi ve de bu daralmanin sebebinin de iri geniz eti olmasi.Doktorumuz bu daralmanin cocugun kafa –yuz ve cene kemiklerinin de gelisimini etkileyecegini soylemesi ile eski dishekimligi bilgileri canlaniyor kafamda. Dislerde caprasiklik, alt cenede gelisim geriligi falan Arda’nin daha simdiden yasadigi seyler. Tedavi en kisa zamanda bir operasyonla bu buyuk geniz etinin alinmasi. Kos kos eve donuyoruz, kafam karisik.
Ee ne bekliyordunuz diye soruyorum kendime buna hazir olmam gerekmezmiydi KBB uzmanina gozluk almaya gitmemistik, sikayetlerimiiz anlatirken de zaten acaba geniz eti mi var diye sormustum. Yani bu taniyi tahmin ediyorsan tedaviyi de dusunmus olmaliydim degil mi? Ama oyle degildi iste, hicte bu yanini dusunmemistim. Basri’yi ariyorum karsilikli sorular ve de bilinen cevaplar pekte bir sonuc yok. Basri Ingiltereden saglik sigortasi bu islemi oder mi diye bir arastirma yapmaya basliyor. Yani baslamis benim haberim yok, adamin biri arayip tuhaf sorular sorunca anliyorum. Bir saat icinde sigorta sirketi atakta kac kisi ile gorustum bilmiyorum oyle mi boyle mi sorulari ile bir anne olarak bu operasyon neredenasil yapilmali ve gercektende yapilmali mi sorulari arasinda kala kaliyorum. Ufuk Arda’ya sen ameliyat mi olacaksin diyor, karnini mi yaracaklar sorusuna Arda buyuk bir sogukkanlilikla hayir bogazimda rahat uyumami engelleyen birsey varmis hemen onu alacaklar diye gayet sogukkanli bir cevap veriyor, megerse o herseyi dinlemis ve de anlamis oysa ben o donen sandalyede donuyor ve de oynuyor saniyordum.
Sali gunu, sigorta sirketi onay vermezse yaptirmayalima karar veriyoruz, Ingiltere’ye donunce ugrasiriz diyoruz. Bu karari operasyonu cok aceleye mi getiriyoruz, operasyon sonrasi kisa sure sonra ucus var bir sikinti olur mu acaba tereddutleri sonucunda veriyoruz.
Carsamba sabahi sigorta sirketi provizyonu veriyor, yani operasyonu yaptririrsak odemeyi onlar yapacaklar ve biz karar degistiriyoruz, yani ben degistiriyorum. Ingiltere’deki seyahat sigortasinin buradaki anlasmali doktoru ile uzun bir gorusme yapiyorum. Oda KBB doktorumuz gibi operasyonun bir sorun yaratma riskinin cok dusuk oldugunu, ucusun Arda’yi yormayacagini soyluyor. Turkiye’de isler bu kadar hizli ilerlerken Ingiltere’ye donunce yasayacagimiz burokrasi cilginligi gozumde buyuyor. Ayrica geniz eti ortadan kalkarsa Arda’nin uyurgezerlikten kurtulacagina cok inanmisim, ya da inanmak istiyorum.
BU arada Dubai’deki eski Ingiltere’deki yeni dostlara soruluyor, tecrubeler bilgiler aktariliyor hemen. Sonuc geniz eti alinirsa cocugun rahatlayacagi bir gercek, Ingiltereden sistemin sorunlarina dikkat cekiliyor ve Turkiye bu konumda agir basiyor tabii.
Ve evet gun aliniyor Cuma gunu saat 12 de bu islem yapilacak. Arda cok ta mutlu degil tabii, o gun ve saatte Mert abinin gosterisi vardi operasyonla aralarinda bir secim yapmasi gerekince nedense operasyonu secmiyor Arda. Ancak yapacak birsey yokL
Operasyon sonrasi gorusuruz ama stress diz boyu diyebilirim!!!
yeni is yeni heyecan
11 Ağustos 2008 akşam saatleri İstanbul’a doğru gidiyorum, Mudanya’dan deniz otobüsüne bindim. İki gün önce de aynı yolla Bursa’ya gelmiştim. Yalnızım. Arda babası ile kaldı, ben yarın sabah bir iş toplantısına katılacağım. Garip bir his bu, iş toplantıları falan. Maillerimi hep kontrol etme ihtiyacı… İngiltere den aldığım hani şu mailleini her dakika okumana izin veren tipten telefondan pek memnunum beni yolda bırakmadı. Gerçi Basri hatırlatıyor büyük ihtimalle beni yolda bırakmayan bu hizmetin faturası yüzünden ben karı kediye yüklemişim bile. Ne yapalım yavaş yavaş öğreneceğiz. Evet İstanbul’a toplantıya gidiyorum, hatta tatilimin hemen hemen bir haftasında çalıştım, interview falan yapıyorum.
İki yıl öncesine kadar aklımın köşesinden geçmeyen bir yaşam ve işe sahibim şu anda. İnsan oğlu kuş misali, nerden nereye. 2002 de Dubai ye giderken dişhekimliğine devam mottosu ile yola çıkmıştım. Yurttaki hesap yurtdısında tutmamış ve ben bir türlü dişhekimliğine dönememiştim. Elimden geleni yaptım ama aslında fırsatları değerlendiremedim. Dubai’de geçen 5,5 yılın tek tesellisi Arda gibi bir oğlum olması ve de kazanılan yeni dostluklar. Oraya gitmemiz ve de o güzel insanlarla tanışmamız lazımmıs diyorum.
İş evet işten konuşuyorduk.
BIldiginiz gibi Ocak 2007 de Basri ile üçüncü 5 yıllık kalkinma planı yapmamız gerektiğine karar verdik. Bir hedef belirlemeliydik yoksa Dubai nin lüksü, rahatı Ortadoğunun rehaveti üzerimize bir daha kalkmamak üzere yığılmak üzereydi. Rotayı İngiltere olarak belirledik. Arda zaten İngiliz müfredatına ,göre eğitim yapan bir okula gidiyordu. Basri ise nasılsa bir iş bulurdu. Yine ve gene ben vardım düşünülmesi gereken. Ne komik değil mi Arda yerine Zeynep orada ne yapacak diye düşünmek. Belki de bunu yıllar önce yapmalıydık ya da Dubai de ki tecrübelerimizden bu tip bir hazırlanma ihtiyacının varlığını da öğrenmiş olduk.
Basri İngiltere de yaşam ve çalışma için gereken vize çalışmalarını yaparken bende geleceğimi planlamaya başladım. Öncelikle o sırada çalıştığım işten ayrıldım. Çünkü o işi değil bir başka ülkede dünyanın hemen hiçbiryerinde yapmak istemiyordum. Peki ben kimim ne yapabilirim.
Allahım ne zor bir sorudur ‘peki hayalinde ne var?’ sorusu.Cevabını herhangi bir derste işledilerse de ben o derste yokmuşum. Öyle ya işte sana bir fırsat ne yapmak istiyorsan onu yapabilirsin. Uzuun bir sure bilemedim. Bildiğim tek şey çalışmak zorunda olduğumdu, kendi ruh sağlığım ve de tabii ki bu durumdan etkilenecekler için. Önce bir CV yazdım ben kimim ne iş yapabilirim diye. Sonra İngiltere deki eleman bulma sitelerini gezdim. Tümdengelim yaptım iş yerine önce tüm meslek gruplarında aranılan özelikleri inceledim, neler buldum neler. Özellikle evden çalışacaklara yönelik ne çok iş varmış meğerse ….
En önemli kriterim bu yeni iş hayatıma yeni bir lisans alma sorunu yaratmamalıydı. Ya da okullu olarak değil piyasadan da yetişebileceğin bir şey olmalıydı. En önemlisi de benimle dünyanın heryerine taşınabilmeliydi, ömrümüzün sonuna kadar İngiltere de kalamayacağımıza göre bir sonraki ülkeye giderken yeni bir iş aramasam iyi olurdu hani. Sonuçta İnsan kaynakları yönetimine karar verdim. Kendime örnek aldığım bir arkadaşımı izleyecektim. BU amaçla onun kaydolduğu okula uzaktan eğitim almak üzere kaydoldum. Sonra da başladım aranmaya. Sadece okuldan mezun olarak iş bulunamayacağını bbilebilecek bir yaşta olduğumu sanıyorum. Bu sefer teklifleri doğru değerlendirmekte kararlıydım. Sonuçta bir İnsan kaynakları firmasına karın tokluğuna girdim.
Ve dünyam değişti.
Firmanın küçük olması ile varolan bütün projelerden haberdar oldum, kapalı kapılar ardında sirketlerde neler oluyor gördüm. Dünyanın ne kadar da globalleştiğini görebildim. Dubai de oturduğum yerden bir Amerikan firması adına dünyanın öteki ucu Papua Yeni Gine’ye bir eleman göndermenin ne zor olduğunu öğrendim. Makarnacılıkta İtalya’ya kafa tuttuğumuzu öğrendim. En önemlisi ise insanların yeni bir iş teklifine aslında ne kadar açık olduğunu öğrendim.
Tam ben gaza gelmiş çalışırken Basri İngiltere den gelen teklifi kabul etti ve gidiş hızlandı. Bu durumda ben şirkette sadece 3 ay kadar calışmış oldum. Oysa ilanlarda 6 aylık tecrübe istiyorlardı. Bu seferde mi olmayacaktı. Şirketin sahibi bana İngiltere de de beraber çalışma imkanımız olabileceğini söyleyince yeni bir ümit doğdu. Bu durumda ben son güne kadar şirkette çalışmaya devam ettim.
İngiltere ye geldiğimizde evin ve de bizim yerleşememizi tamamlayınca şirkete hazırım dedim. Ama şirket buna hazır değildi ve de beni aslında terk etmişti bile. Önce yıkıldım. Sonra bu sefer kendime daha hızlıca geldim, ortada yazılı bir iş sözleşmesi yoktu bu tip bir çalışma için ama aynı şekilde beni işten çıkardığına dair bir yazı ve ya söz de yoktu ki. Bu durumda ben CV mi ilgili sitelere uzaktan erişimle çalışıyorum diyerek yolladım. Garip ama gerçek işe yaradı. Dubai ismi kapıyı araladı, o kısacık 3 aya sığdırdığım projeler kapının açılmasına neden oldu. Şu anda bir firma ile 9 aydır artan bir yoğunlukla çalışıyorum. Yine elimde yazılı bir sözleşme yok. Aylarca aramasalar neden diye soramam, hatta fiyatımı bile arttırmaya korkuyorum ya vazgeçerlerse diye. Sütten dilim yanmış bi kere …
Haa dişhekimliğini bıraktım, evet evet bıraktım. İçimde bir yara kaldığını sanmıyorum, acıyan kanayan biryer yok gördüğüm kadarıyla.Demekki çok ta sevmiyormuşum diyorum. Özlediğim tek şey cerrahi işlemler yoksa başka bir şey değil. Her projede yeni bir sektör öğreniyorum. En önemlisi yer bağımsız çalışıyorum. Daha güzeli Basri ile aynı dili konuşabiliyorum, kan görünce bayılan bir koca ile cerrahi konuşamazsınız.. Ama daha da güzeli Arda bu duruma ses cıkarmıyor, çünkü yer mekan bağımsız çalışıyorum, o okuldan geldimi bende geliyorum. Eh ben daha ne isteyeyim ki…
Arda 5 yasinda!!!! 2007 Subat 16
ARDANIN DOGUMGUNU PARTISI HAZIRLIKLAR/ARDA VE PARTI
Efendim gecen sene 4 yas partimizi bir otelin cocuk klubunde yapmistik ama okulun tatil oldugu bir zamana geldigi icin olsa gerek istedigimiz kalabaligi elde edememistik. Ve benim zipir oglum daha bu mekandan eve donerken ‘anne en guzel partim 3 yasimdaki, evde yaptigimiz partiydi’ demez mi? der. Sonra Anu ve Basri de ayni seyleri soyleyince bu sene icin fazla bir secenegimin kalmadigini anlamistim.
Sonra gunler yaklastikca beni aldi bir telas. Once okulun tatil olusunu bahane ettim, sonra Basri yok dedim sonra Pasadede ve Anneanne burada kalabalik etmeyelim dedim ve erteleye erteleye Subati bulduk. Ve artik Arda ve kankasi Peter tarafindan ne zaman parti sorusuna cevap vermeliydim ve verdim evet 16 Subat ve de EVDE yapilacakti. Basri Amerikadan donmus olacakti, ve Pasadede ve Anneanne de zaten 14 unde gidiyorlardi.
Neyse iste yapilacaklar listesi yapildi. Cagrilacaklar… Davetiye gonderilmesi gerekenler, sinifta kac kis var acaba kaci gelir ki? Olmusken tam olsun ailecek gorustugumuz arkadaslarimz da gelsinler hem Ardayi severler hem kimisinin de cocuklari var Arda ile oyanayan derken acildi yelken. Ben yaklasik 35 cocuk gelebilir seklinde hesaplamalara giristim. Ee 35 cocuk bunlar tek gelmiyor ya, ebeveynler, bakicilar, kardesler derken …
Bir grup davetiyeyi e-mail ile yolladik, itiraf ediyorum cok basarili ir yol bu email olayi. Diger elden verilemsi gereken davetiyeleri biz evde hazirladik basariliydilar.
Ne yedirelim bolumunun en iyi cevabi PIZZA oldu. Kucuklere Pizza, derken buyuklere de Pizza oldu mu!!Kac paket oldugunu saymadigim kadar pizza evde. Bir de Sausage roll dedikleri sosisli rulo ekmeklerden, 50 tane kadar…
Sonra bir de buralarin adeti cocuklar hediyelerin hepsini birakip giderken mahzunlasmasinlar diye ayrilirken dogumgunu cocugu onlara bir paket veriyor: Party Bag diyorlar iste kucuk sekerlemeler falan konuluyor. Koysam koysam ne koysam derken bu cantaciklara aklima kitap koymak geldi. Dishekimi ve anne olaraktan sekerlemelere sicak bakmamaliyiz ya bende kitaplar aldim. Hatta daha once bulamadigim Kursun Asker ve Kibritci Kizi bile buldumJJ Bence cok guzel bir hediye oldu, Anucum saolsun 4o tane kitap paketlediJ
Haa Pasta!!! Pastamizi Didem teyzemiz yapti. Guzel kizi Gulsenin yardimlariyla yapildi pastalarimiz. Tamda Arda nin arzu ettigi gibi Serif Yildizi seklindeydi, bir tanede dikdortgen ama cukulatali ve ustune CARS filminin uc onemli karakteri arabalari koyduk. Cok guzeldi. Ama o arabalari koymak riskli bir ismis geri alirken zorlandim. Cunku cocuklar gozkoydularJ)Neyse iste bekledigimiz gun geldiJ)
Sabahtan ev suslendi, balonlar asildi, Pizzalar siparis edildi falan.
Sabah 7 den itibaren arkadaslarim ne zaman gelecek sorusuna cevap vermek zorunda kaldik. Sonunda Duvar saatinde saat 2 yi gosterdik de onu beklemeye koyuldu yavrum. Akli saatte oynamaya gitti komsu Deniz e..
Saat 2 ye dogru baktim bizimki sandalye cekiyor kapinin onune ‘ Hayirdir oglum nereye ? diye sordugumda coktan kapinin onune yerlestirmis ve oturmustu. Megerse gelenler dogumgunu cocugunu gorebilsinler diye orada bekleyecekmis. Heyecanlanacagini biliyordum da bu kadarini beklemiyordum sasirdim ne diyeyimJ)
Ve yavas yavas gelmeye basladi arkadaslarimiz… kimisi adresi bulamadi ama israr ettiler geldiler. Siniftan, siteden, aileden toplanabilen 25 cocuk ve tabii aileleri hep beraber 4 saate yayilan bir parti yasadik. Cok guzeldi, kucuk anlasmazliklar, illede Ardanin odasindan varolan oyuncaklarla oynamak icin odayi ele gecirme ataklari falan oldu ama bence cok guzeldi.
Pastayi herkes cok begendi, birini kesip herkese yedirdik digerini aksama sakladikJ)
Ama cocuklar parti sonunda verdigimiz kitaplari cok sevmediler. Kucukler sevdi de artik kasarlanmis buyuk yaslar sekerleme yiyebilecekleri iyi bir firsati kacmis olmalarina pek uzgunlerdiL( Ne yapalim kismet..
Haa bir de galiba biz pizzalar icin siparis verirken karnimiz acmis cunku siparisimizin yarisi kaldi. Biraz etrafa dagittik ama hala var. Canim Babacim Pizza istiyordu acaba yollasam olur mu?
Veee paketlerin acilmasi… Gulsen’e zaten soz vermistik, herkes gittikten sonra paketleri acmasinda Arda’ya yardimci oldu. Tabii ben bu arada kimden ne geldigini gorememis oldum ne iyi degil mi?
Simdi gelecek yilin planlari yapiliyor. Anu diyor ki cok masraf yaptiniz, gerek yok seneye parti yapmayin. Yaslaniyor galiba oysa partinin evde olmasini encok o istemisti…
Bu arada Annemler icin ben kactilar diyorum onlar arkamizdan parti yapiyorlar diyorlar, vallahi 25 cocugun bizim bahcecikte kostugunu dusununce bence kacmakla iyi yapmislar derim, siz ne dersiniz?
Onemli olan oglumuzun mutlulugu, sagligi deyip devam ediyoruz. 6 yas partisi icin tekliflere ve onerilere de acigiz tabiiJ)
Bu arada yazmadan edemeyecegim, Fotografci bir arkadasimizdan gecen sene icin verdigi ama patronsal,projesel, issel sebeplerden dolayi tutamadigi sozunu acaba bu sene tutar mi demistik, cagirmistik. Ama gorduk ki hamam degissede, tas ayni kaliyor ve hep suyun akisini sikayet ediyor. Neyse dedim ya kismet.Bu yilda Digital fotograf maiknelerinden yardim aldik. Kimbilir belki seneye…
Kalin Saglicakla… Sevgiler….
Ferrarisini satan Arda
Arda tatilde,baba proje de ben …Dubai de…
Dubai den son havadisler…
Yer: Restaurant
Tarih: 07/04/06 DUBAI
Arda ve babasi konusmaktadirlar:
Arda :
Is your Nose happy?( Burnun mutlu mu?)
Basri:
Yes, I guess! ( Eveet, sanirim!!!)
Arda:
No! My Nose is happier than yours!!!….(Benim burnum seninkinden daha mutlu!!!)
Merhaba
Uzun zamandir yazmiyorum degil mi? Cok yogunuz,kusura bakmayin artikin.
Aslinda bazilari biliyor artik herkese soyleme zamani geldi ne de olsa ilk tam maasimi aldimJ) Evet dogru bildiniz, iki ay kadar once ise basladim. Isin ne olacagini bilmedigimiz icin hemen soylemeyelim dedik, ama galiba yetkilerimin arttirildigi dusunulurse bu iste kaliciyim…Neyse kisacasi Suudi Arabistan da 25 yillik iyi bir gecmisi olan ve halen cok kuvvetli olan bir firmanin Dubai deki subesini acmislar. Firma dishekimligi malzemeleri satan, uretici firmalar icin Dubai de bir araci firma olarak calsyor. Burada cok cok yeniler yani ilk dishekimi benim sirkette ve bu gun yarin birini daha alicaz. Iste sirketle beraber bende buyuyecegim galibaJ)
Bu arada ise basladigim ilk gunlerde evde durumlar biraz karisti: Mesela ben ise basladim,iki gun sonra Anu hastalandi ve 5 gun sonra apandisit ameliyati oldu,10 gun goremedik. Benim fuar vardi ve basimi kasiyacak halim yoktu falan. Ama bizim akilli bidik oglumuz buyumus okul sonrasi evde kimse yok diye kizmadi, hangi komsuya gidecegim diye sorduJ. Ha bir de benim ofise geldigim ilk gun : Babam da orda mi diye sordu? Malum bir tane ofis var…
Sonracima biliyorsunuz babaanne ve Dogandede geldiler. Cok mutlu olduk onlarla burda olmaktan. Dogandede cicekleri ve muzeyi cok sevdi. Babaanne bizimle olmayi zaten cok sever. Arda ya ucurtma yaptilar,manti yaptilar. Babamiza icli kofte yaptilar kismetlisi cok oldu o koftelerinJ) bana da sarma yaptilar,efendim afiyetle yedik. Hala da yiyoruz he he he…Ellerine saglik….
Haaa bi de butun bunlar olurken Basri beyde Microsoftla bitmek bilmeyen gorusmelerini yapiyordu. Yani evde stress diz boyu idiJ)
Simdik hersey yolunda… Basrinin biraz izni var eminim sizin oralara da dusecektir.Sonra da aktif project managerlik gunlerine donus var.
Tatil donemimizi hepiniz merak ediyorsunuz biliyoruz, bizde merak etmekteyiz… Tarihler ve rota kesinlesince haber verecegiz merak etmeyin, ya da edin kolay degil oyle uzaklarda olmak. Ozleyin bizi …
Sizi ozledik…
Sevgiler…
Zeynep
-
Arşivler
- Ağustos 2025 (2)
- Haziran 2025 (1)
- Mayıs 2025 (2)
- Nisan 2025 (1)
- Haziran 2024 (1)
- Şubat 2024 (1)
- Mayıs 2023 (1)
- Mart 2023 (1)
- Ocak 2023 (1)
- Kasım 2022 (1)
- Ekim 2022 (1)
- Eylül 2022 (2)
-
Kategoriler
- #biryazihareketi
- #relocation
- #tasinma
- amsterdam
- Aralik 2009
- Arda's travel
- bizden haberler…
- bu kitabi okurken neler hissettim/dusundum
- Entertainment
- GEZGIN DOGANS
- gezgindoganlar family trip rocks
- Hobbies
- Hollanda
- Kasim 2009
- kissadan hisse- derlemeler
- roadtrip2019summer
- seyahat
- Taşınma
- Turkiye seyahatleri
- Uncategorized
- zeynep'ce
-
RSS
Entries RSS
Comments RSS
