Gezgin Doganlar

Zeynep anlatiyor

Geniz eti -2-

Cuma sabahi uyandik ilk hedefimiz Arda’nin herhangi bir sey yemeden hastaneye ulastirilmasi. O da sanki yemek onun ilk aski imis gibi anne ben acim diye dolaniyor. Mert abi zaten sabahtan okuluna gitmis bile, Fulya yenge ve Ufuk’ta onu izlemek uzere yola cikacaklar birazdan. Anneannemiz ve de Pasadedemiz saolsunlar bu operasyon surecinde bizimle hastanede olmayi tercih ettiler.
 
Hastaneye geldik ve Arda ‘nin tek derdi birsey yiyememis olmasi, hastane yani Pendik Sifa hastanesi Funda yengesinin mekani oldugu ve hemen her gelisinde tostlar, cukulatalar yedigi icin bu seferden hic mutlu degiliz.Hem Funda yok hemde yeme yasagi var:((
 
Butun islemler tamamlanip odamiza geciriyoruz, yatak seciyor bizimki… Basina gelecekler hic umrunda degil, doktorumuz Cenap bey ve de Anestesi uzmanimiz geliyor bizimki circir konusuyor.  Babamiz yurek selanik, Ingiltere’de telefonda naklen yayin aliyor. Arda " baba cok acim, hastaneyi yiyebilirim diyor". Ta ki iki hemsire abla gelipte el ustune kelebek takana kadar… Islemi hic sevmiyor ve ben gayte iyiydim nerden cikti simdi bu seklinde agliyor, nefes alabiliyordum demesi ise can yakici bir tepki…
 
Hemen sonrasinda verdikleri yatistirici ile Arda sakinlesiyor ve hatta artik kilini kipirdatamiyor,birseyler anlatmak istiyor ama hali yokki. guleyim mi aglayayim mi bilemiyorum… ameliyathaneye girerken gulumsemeye calisiyor ve oglusum hayatinda ikinci defa benden ayrilip operasyon odasina gidiyor… (ilkinde 14 gunluktu sunnet olmak icin girmisti oraya, geri isterim demistim neseli doktora ve geri vermislerdi saolsunlar, bu seferde aynisini soyluyorum geri isterim diye)
 
O icerdeyken farkediyorum yavrucukla son iki gundur hic ilgilenmemisim diye. Neden mi pasaportlarimiiz ve de laptopimi kaybediyorumda ondan. Aslinda kafamda o, telefonda Basri ile Istanbulda doktorlar arasi dolmus degistiriken dikkatimi de cantami da dolmusta unutuveriyorum. Sonrasi bir kabus, Kadikoy-Bostanci ve Uskudar_Kadikoy arasi dolmus soforleri ile tansiyorum, hepsi de cantayi sofor bulursa gelir abla merak etme diyor ya yolcu bulursa ona herkes agizbirligi etmis, bilmeyeiz ki kimdir diyor. Neyse uzatmayayim cgeceyarisi mucize gerceklesiyor haber geliyor, canta icindekilerle bulunmustur. Sofor bey bulmus saolsun adam dedektfi gibi arayip buluyor beni, telefonda Cuma gunu oglumun operasyonu sonrasi alabilir miyim diyorum. Simdi dusunuyorumda delimiyim acaba neden hemen gitmedim diye.
 
Hah iste doktor bey cikti, ilk soyledigi sey bir sure horlamasi olacak , hemen ekliyor biliyorum horlamasi da ameliyat nedenlerinden birisiydi ama bu gecici merak etmeyin diyor. Arda gorunur de yok uyansin cikacaktir diye bekliyoruz. Bu asama sanki daha uzun gibi ama aslinda iceri girdiginden beri 30 dakika gecmedi bile. Ve anestezi uzmani doktor da cikiyor, demek bir sorun yok:)) Ve Arda bu sefer derin uykuda cikiyor. Sakin huzurlu bir uykuda. annem ve babamla sariliyoruz birbirimize atlattik cok sukur, Durmus Amca da geliyor gelemeyen herkes zaten telefonun obur ucunda.
 
Sonrasinda Arda 3 saat kadar uyudu, uyandiginda hastane yemeklerini yemedi. Eve yani Kasabaya gitti ve de Ufuk ve Mert abiyle kaldigi yerden devam etti. Hatta yaw bu cocuk hic ses vermiyor ates falan yapmasa diye evhamlandik ama hicbir sikinti yasatmadi oglusum. Zaten dogumunda da telaslanma ma evhamlanmam firsat vermemisti saolsun. 
 
Geniz eti alindiktan sonraki 3 ay da istahimiz artti, uykumuz duzene girdi ve de cilgin bas-boyun pozisyonlarimiz kalmadi. Yani mutluyuz iyi ki yaptirmisiz:))
 
 
 

Kasım 11, 2008 Posted by | bizden haberler... | Yorum bırakın

Geniz eti -1-

17 Agustos Ptesi gunu Istanbuldaki son haftamizdayiz, Basri ile yaptigimiz 1 haftalik Bursa,Eskisehir, Ankara ve Istanbul turnesini saglikla ve de sevgi ile tamamladik. Basri UK’e geri dondu, biz de bir hafta daha Istanbul’da kalacagiz.

Pazartesi Arda’yi kulak burun bogaz doktoruna goturdum, coktandir var olan uyku ve horlama problemlerinin kokenini anlayalim diye. Doktorumuz Cenap Bey gayet ilgili bir sekilde Arda’yi muayane ediyor, Arda’nin ve benim sorularima tek tek yanit veriyor. Kulak temiz cikti, bademcikler normal gorunuyor ancak geniz eti var! Arda’nin burnuna once bir anestezik solusyon sikiyor ve sonrada burun deliginden iceriye bir kameracik sokuyor, goruntu cokta ic acici degil, doktor beyin dedigine gore %80 oraninda bir tikanma soz kunusu, bende daracik bir aralik goruyorum, acikcasi orjinali ne kadar olmali bilmiyorum bu geniz etinin ama nefes yolunun dar oldugu bir gercek. Tani nefes  yolunun dar olmasi sebebiyle cocugun rahat uyuyamamasi ve  veya kafasini nefes yolunu acabilecek sekle sokarak uyumasi ve de bu daralmanin sebebinin de iri geniz eti olmasi.Doktorumuz bu daralmanin cocugun kafa –yuz ve cene kemiklerinin de gelisimini etkileyecegini soylemesi ile eski dishekimligi bilgileri canlaniyor kafamda.  Dislerde caprasiklik, alt cenede gelisim geriligi falan Arda’nin daha simdiden yasadigi seyler. Tedavi en kisa zamanda bir operasyonla bu buyuk geniz etinin alinmasi.  Kos kos eve donuyoruz, kafam karisik.

Ee ne bekliyordunuz diye soruyorum kendime buna hazir olmam gerekmezmiydi KBB uzmanina gozluk almaya gitmemistik, sikayetlerimiiz anlatirken de zaten acaba geniz eti mi var diye sormustum.  Yani bu taniyi tahmin ediyorsan tedaviyi de dusunmus olmaliydim degil mi? Ama oyle degildi iste, hicte bu yanini dusunmemistim. Basri’yi ariyorum karsilikli sorular ve de bilinen cevaplar pekte bir sonuc yok. Basri Ingiltereden saglik sigortasi bu islemi oder mi diye bir arastirma yapmaya basliyor. Yani baslamis benim haberim yok, adamin biri arayip tuhaf sorular sorunca anliyorum. Bir saat icinde sigorta sirketi atakta kac kisi ile gorustum bilmiyorum oyle mi boyle mi sorulari ile bir anne olarak bu operasyon neredenasil yapilmali ve gercektende yapilmali mi sorulari arasinda kala kaliyorum. Ufuk Arda’ya sen ameliyat mi olacaksin diyor, karnini mi yaracaklar sorusuna Arda buyuk bir sogukkanlilikla hayir bogazimda rahat uyumami engelleyen birsey varmis hemen onu alacaklar diye gayet sogukkanli bir cevap veriyor, megerse o herseyi dinlemis ve de anlamis oysa ben o donen sandalyede donuyor ve de oynuyor saniyordum.

Sali gunu, sigorta sirketi onay vermezse yaptirmayalima karar veriyoruz, Ingiltere’ye donunce ugrasiriz diyoruz. Bu karari operasyonu cok aceleye mi getiriyoruz, operasyon sonrasi kisa sure sonra ucus var bir sikinti olur mu acaba tereddutleri sonucunda veriyoruz.

Carsamba sabahi sigorta sirketi provizyonu veriyor, yani operasyonu yaptririrsak odemeyi onlar yapacaklar ve biz karar degistiriyoruz, yani ben degistiriyorum. Ingiltere’deki seyahat sigortasinin buradaki anlasmali doktoru ile uzun bir gorusme yapiyorum. Oda KBB doktorumuz gibi operasyonun bir sorun yaratma riskinin cok dusuk oldugunu, ucusun Arda’yi yormayacagini soyluyor. Turkiye’de isler bu kadar hizli ilerlerken Ingiltere’ye donunce yasayacagimiz burokrasi cilginligi gozumde buyuyor. Ayrica geniz eti ortadan kalkarsa Arda’nin uyurgezerlikten kurtulacagina cok inanmisim, ya da inanmak istiyorum.

BU arada Dubai’deki eski Ingiltere’deki yeni dostlara soruluyor, tecrubeler bilgiler aktariliyor hemen. Sonuc geniz eti alinirsa cocugun rahatlayacagi bir gercek, Ingiltereden sistemin sorunlarina dikkat cekiliyor ve Turkiye bu konumda agir basiyor tabii.

Ve evet gun aliniyor Cuma gunu saat 12 de bu islem yapilacak. Arda cok ta mutlu degil tabii, o gun ve saatte Mert abinin gosterisi vardi operasyonla aralarinda bir secim yapmasi gerekince nedense operasyonu secmiyor Arda. Ancak yapacak birsey yokL

Operasyon sonrasi gorusuruz ama  stress diz boyu diyebilirim!!!

Kasım 11, 2008 Posted by | bizden haberler... | Yorum bırakın